Wednesday, 14 January 2009

“Aptesinden suphesi olmayanin namazindan suphesi olmaz”

















Basbakan Erdogan ‘savcisi’ oldugunu acikca belirttigi ve AKP hukumetinin artik iyice yuzune gozune bulastirmis oldugu Ergenekon adi verilen davanin son sok dalgayla birlikte iyice alevlendigi bugunlerde Deniz Baykal’in hakli muhalefetine cevaben “aptesinden suphesi olmayanin namazindan suphesi olmaz” buyurmus.

Ne aptesi, ne namazi Sayin Basbakan??

George W. Bush’un Washington’dan tekme-tokat-ayakkabi kovulmasiyla ABD-destekli AKP-yonetimli Ilimli Islam projesinin yerle bir oldugu su son aylarda, yeni bir tamlama kullanmak gerekirse, tam olarak bir Islami Fasizm’e gecen AKP politikalarinin curuk kokusunu butun Turkiye ve butun dunya artik aliyor. Bir de Islami motiflerle suslenmis bu gibi vecizeler artik Basbakan’in da son kullanma tarihinin yaklastigini gosteriyor.

Hamdolsun teget gececegini dusundugunuz kriz sayesinde imalat sanayii kapasite kullanimi Aralik 2007'de %81.1 iken Aralik 2008'de %64.7'ye dusmusken, butun ulke sizden istihdam yaratacak programlar ve inisiyatifler duymak isterken, ne aptesi, ne namazi Sayin Basbakan??

Bir demokrasinin saglikli bir sekilde surdurulebilmesi icin en onemli unsurlardan biri muhalefetin canli olmasi. Aylarca sacma iddianameler ve sonu gelmeyecek bir dava bahanesiyle muhalefet yapan herkesi susturmak ve korkutmak politikasina Turkiye Cumhuriyeti demoktarik olarak yerel secimlerde cok ciddi bir sekilde tepkisini gostermek zorundadir. Bu ulke icin hayati boyunca ordu, universite, veya gazetelerde buyuk ozverilerle calismis cok degerli ve zor yetisen kisilerin Ergenekon adi verilen sacmalik cercevesinde boyle davranislara maruz kalmalari Turkiye Cumhuriyeti icin bir utanc kaynagidir.

Son bir nokta: Basbakanin da Adalet Bakaninin da sirtlarini ‘yargi boyle istiyor’ seklinde bir duvara yaslamalari da artik gulunecek bir konuya donusmustur. Dunku Turkiye Barolar Birligi ve Turkiye Yargiclar ve Savcilar Birligi'nin hakli cikislarini not edelim: Ergenekon adli davayla hukuk, yargi, adalet delik desik edilmistir. Ayrica, beyefendiler, Turkiye Cumhuriyeti’nde yarginin en yuksek noktasi Anayasa Mahkemesidir. Bu Anayasa Mahkemesinin 11 uyesinin 10u (Hasim Kilic haric) cok yakin gecmiste AKP’nin laik cumhuriyete karsi aktivitelerin odagi oldugunu tescilleyip partiye hazine yardimini kesme kararini aciklamistir. Yargiya yaslanacaksak bunu asla aklimizdan cikartmayalim.

Thursday, 1 January 2009

1 Ocak 2009

Yeni bir yila girerken onceki senenin degerlendirmesini yapmak ve onumuzdeki sene icin beklentileri saymak gazetecilerin sik kullandiklari bir metod olmakla beraber bildigim kadariyla blog dunyasinda henuz boyle bir kultur yok. Yine de bir-iki kisa not atmadan edemeyecegim.

Once dogdugumuz gun olan 10 Eylul Carsamba gunu yazdigimiz iki finansal istatistige tekrar bakalim. Ne demisiz: ‘dolarin 1.237, faizlerin %16.75 oldugu bir Turkiye.’ Bugunku sayilar cok farkli olmakla beraber aslinda gecen 3-4 ayda ne kadar calkantili ve cilgin bir donem yasadigimizi tam anlatamiyor bile: dolar 1.535, faizler %15.00.

Elbette ki 2009 tum dunya ve Turkiye icin cok zor gececek. Uretim dusmeye devam edecek, buyume negatif sayilari gorecek, issizlik artacak, bankalar kredi vermekte tereddut edecek, ve musteri harcamadan once epey bir yutkunacak.

Ancak Turkiye icin tarihi bir firsat da 2009'da elimize gecmis durumda.

Yedi senedir Turkiye’yi ortacaglara suruklemeye calisan, medya, yargi ve universiteleri cebren ve hile ile asagi yukari tamamen eline gecirmis, ve hala bu 'psikolojik' krizin 'hamdolsun' 'teget gececegini' iddia eden vizyonsuz ve capsiz AKP hukumetinin yerel temsilcileri Mart ayinda 38 milyon secmen tarafindan oylanacak.

Iste Obama’nin dunya politikasina getirecegini umdugumuz degisim ruzgarininTurkiye’ye yansima firsati.

Iste AKP’nin ve curumus politikacilarinin biletini kesme firsati.

Kriz neresinde olursa olsun, Mart ayinda Turkiye dogru secimleri yapmak ve AKP temsilcilerine kirmizi kart cikartmak zorundadir.

Dusunerek karanliktan aydinliga dogru ilerledigimiz bir sene dilegimle.

Friday, 19 December 2008

I.Melih'in son kullanma tarihi gecti mi?












Ugur Dundar’in sundugu ‘Yuzlesme’ adli programla ilgili genel kani, Kemal Kilicdaroglu’nun I.Melih Gokcek’i yuzlesme sirasinda adeta kilictan gecirdigi yonunde.

Dogalgazdan sayaclara Kilicdaroglu’nun gundeme getirdigi yolsuzluk iddialarina karsi cevap veremedigi icin agiz dalasina girismeye calisan, Ugur Dundar’a cikismaya yeltenen, ve surekli terleyen I.Melih’i butun Turkiye seyretti.

AKP kampinda dahil memnuniyetsizliklerin belirtildigi konusuluyor.

Karayalcin’in ivme kazandigi bu kritik haftalarda CHP, Ankara, ve Turkiye icin cok pozitif bir gelisme.

1994’te ettigi unlu “ben boyle sanatin icine tukururum” lafindan beri antipatisini gittikce arttirmis bu kisiye Ankara’nin 15 senedir nasil tahammul ettigini kestirebilmek guc. Ama artik curuk bir elma gibi son kullanma tarihini gecirmis oldugunu gozler onune seriyor. Umid ediyorum ki Ankara 2009 yerel secimlerinde dogru karari verecek, curuk elmalari cope atip taze elmalardan isiracaktir.

Yoksa hepimiz en icten bir sekilde "Ankara'nin tasina bak, gozlerimin yasina bak" sarkisini soyleyip hungur hungur aglamaliyiz.

Tuesday, 16 December 2008

Thursday, 11 December 2008

Katil

















Bayramin dorduncu gununde Kerkuk’un kuzeyinde coluklu-cocuklu bir ana-baba gunu yasanmakta olan kalabalik Abdalla adli kebapciya giren ve uzerinde tasidigi bombayi patlatarak 55 kisiyi oldurup 109 kisiyi yaralayan saldirganla ilgili haberi biraz once okudum.

2003’te George W. Bush liderligindeki Amerikan isgalinden beri Irak’ta olen insan sayisini tahmin edebilmek cok guc. Soyle bir internete bakinca en dusuk tahminin bile 151,000 insan oldugu goruluyor, ki o da bir sene once yapilmis bir tahmin. The Lancet adli tibbi yayinin Temmuz 2006’daki tahmini 655,000 idi. Just Foreign Policy adli organizasyonun yeni tahminine gore 1.2 milyondan fazla Irakli hayatini kaybetti.

Ve bugunku habere bakinca, bayram da olsa, Iraklilar hayatlarini kaybetmeye devam ediyor.

Neresinden ve nasil bakarsaniz bakin, olenler ve yaralananlarla birlikte yuzbinlerce, milyonlarca insandan bahsediyoruz.

Tarih W’yu unlu sapsalliklariyla da hatirlayacaktir elbet, ama tarih kendisini herseyden once bir hic ugruna bu insanlik katliamini gerceklestirdigi icin bir katil olarak hatirlamali ve yargilamalidir.

Friday, 28 November 2008

Muhalefet

Madem ki muhalefet yapacagiz diye yola ciktik, bugunlerde muhalefet yapmak icin elimize gecirebilecegimiz bazi harika malzemeleri kullanmaliyiz.

Ornegin dunyanin bugunlerde popularitesi en dusuk insanlarindan biri olan George W. Bush'un ve ailesinin bazi arkadaslariyla olan mutlu fotograflarini yayimlayabiliriz.

Iste bazi ornekler:

















Oysa George W. Bush veya ailesinin yanina yaklasan insanlarin tepkisi asagidaki delikanli bebegin yaptigi gibi olmali:

















Iste bu da Cuma aksami muhalefetimiz olsun.

Yerel Secimlere Dusmeye Baslayan Golge

AKP hukumetinin aldigi her karar, verdigi her demec, ve kisaca yaptigi her seyin yerel secimlerde kendi kalelerinde iyice guclenmek ve Izmir, Cankaya, Eskisehir gibi yeni kazanclar elde edebilmek icin oldugunu Turkiye’de yasayan ve gozleri acik herkes goruyor.

Finansal krizi ‘hamdolsun’ atlatacagimiz inanci, ekonomik krizin ‘teget gececegi’ inanci, ve IMF ile hala bir stand-by anlasma yapilmamasinin ardindaki gercek de bu zaten.

Bugunku haberlerde AKP’nin yerel secimlerden de zaferle cikabilmek icin nasil bir orgutlenmeye girmis oldugunun carpici bir noktasi vurgulaniyor.

2007 secimlerinde 42,626,733 kisi secmen kutugune kayitliyken, 2009 yerel secimleri oncesi bu sayinin 48,265,644 olarak aciklanmasi endise vericidir.

Alti milyonluk bir secmen artisi soz konusu olmayacagina gore arka planda bir takim oyunlarin dondugu suphesi uyandirmaktadir.

Sistemin dogrulugu ve saglikli isleyisini saglayacak kimi devlet memurlarinin da alti senedir kanirta kanirta suregelen AKP kadrolasma projesinden nasiplerini aldiklarini ve yanlislar yapilmasina goz yumabileceklerini dusunuyorum.

Yuksek Secim Kurulu Baskanligi basinda okudugumuz bu sayilarla ilgili bir aciklama yapmakla yukumludur. Yoksa daha secimlere girmeden secimlerin temizligi ve saglikli isleyisine golge dusmus olacaktir.

Friday, 14 November 2008

Hatirlatma

















Turkiye Cumhuriyeti Anayasasinin ilk dort maddesi:

Madde 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

Madde 2: Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.

Madde 3: Türkiye Devleti, bölünmez bir bütündür. Resmi dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanunda belirtilen beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Milli marşı İstiklal Marşı, başkenti Ankara’dır.

Madde 4: İlk 3 madde değiştirilemez, değiştirilmesi teklif dahi edilemez.

Tuesday, 4 November 2008

Barack Hussein Obama















Demokratlarin Baskan adayi olarak secildiginden beri zenci bir Baskani olan ABD’yi ve dunyayi gozumun onune getirmeye calistim.

Son sekiz senede W hukumetinin yanlis vizyonu ve beceriksizlikleri sayesinde ABD’nin yavas yavas dunya gozunde sevilmeyen bir ulkeye donususunu seyrettik. Asiri Amerikan borclanmalarinin ve asiri finansal muhendisliklerin fisekledigi finansal krizle birlikte durum son aylarda ABD orijinli butun kapitalist sistemin bile tekrar sorgulanmasina kadar geldi.

Iki aday da bu yuzden ilk once sadece W olmadiklari icin pozitif bir momentumla kampanyalarini surdurduler. Sene basinda iki adayi ayiran en buyuk unsur belki de Irak konusundaki gorusleri iken bugun kendileri Irak konusunda benzer bir yaklasima girmis olmakla beraber, su anda yasadigimiz finansal kriz ve onu takip edecek olan ekonomik krizden ulkelerini nasil kurtaracaklari oyverenlerin kafasindaki bir numarali soru.

Bugun ABD icin de dunya icin de tarihi bir gun. Gobek adi Hussein olan, zenci ve demokrat bir Baskan dunyanin en onemli ekonomisi ve ulkesinin basina gecmek uzere. Simdiden bu sonucun dusuncesi bile beni de, bircok dunyali gibi, cok heyecanlandiriyor. Tecrubesi az olmasina ragmen ekibiyle cok iyi hazirlandigi ve once Hillary’i sonra da McCain’i yenerek kazanacagi bu secim kampanyasi sonunda yorgunlugunu attiktan sonra canla basla calisacagina inaniyorum. Ayrica, bazi konusmalarinda soylediginin aksine, ulkesini icine kapanik ve defansif bir hale getirecek politikalardan uzak duracagini umid ediyorum.

Hangi Bati Avrupa ulkesinde zenci bir aday mesela Basbakanliga bu kadar yaklasti su ana kadar, onu da sorgulamali. Bazi onyargilarin kirilacagi, aydinlik bir dunya icin cok onemli bir adim.

Ote yandan sadece yuzeysel sembollere de cok guvenmemeli. Turkiye Cumhuriyetinde 1993-1996 yillari arasinda bir kadin Basbakan oldugunu ve kadinlarin bugunku toplumdaki konumuna ne kadar az pozitif etkisi bulundugunu da hatirlatmali.

Yolun acik olsun Barack Hussein Obama.

Sunday, 2 November 2008

Acildik

Neyse, Digiturk'un yeterince delil gostermemesi sebebiyle blogger ve blogspot icin alinan mahkeme kapatma karari kaldirildi. Bu karar, Digiturk'un davasinin son buldugu ve bir daha mahkeme onune delillerle gelmeyecegi anlamina gelmiyor elbette ki. Ama hem sert tepkileriyle epey gurultu yapan hem de alternatif teknolojiler sayesinde yazmaya devam eden Turkiye blogculari su son bir hafta herhangi bir hukumet ya da mahkeme karariyla kolay kolay susturulamayacaklarini tum dunyaya gostermis oldular.

Yeni bir hafta basliyor. Finansal krize devam. Amerikan secimlerine devam. Yazmaya devam.